
Brought to you by:
Gül Çevik
Tanıyalım: İşletme (İngilizce) Bölümü
Neden İşletme?
YKS’den yeni çıkmış bir öğrenci olarak eminim ki üniversitelerdeki işletme bölümlerinin şu anda nasıl bir yükselişte olduğunu biliyorsundur. Şu an Ankara Üniversitesi genelinde en yüksek sıralamalı üçüncü eşit ağırlık bölümü, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde ise en yüksek sıralama ile öğrenci kabul eden bölüm olarak işletme; üniversite ve fakülte genelinde anlık olarak en prestijli bölümlerden biri. 1958 yılında temelleri atılmış ve 1966 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde kurulmuş olan bu bölüm, bunca yılda binlerce öğrenci mezun etmiştir. Kamu ve özel sektörde pek çok alanda görev alan bu mezunlar da öğrencilere okul okurken ve mezun olduktan sonra geniş bir network ağı sağlamaktadır. Bu fakülte, kültürü gereği sahip olduğu ve diğer üniversitelerde benzeri bulunmayan bu mezun-öğrenci bağı ile fazlasıyla cezbedici zaten. Çoğunlukla İngilizce bölümlerin rağbet gördüğü bu dönemde %100 veya %30 İngilizce olarak işletmenin iki farklı programdan birine yerleşerek 4 yıllık lisans süresi öncesinde ve süresince verilen İngilizce eğitimi ile yabancı dil alanında oldukça donanım kazanıyorsun. Dersler haricinde hem kampüs içerisinde hem de dışarısında sosyal ve kültürel becerilerini geliştirmek, pratik anlamda deneyim kazanmak adına da işletme bölüm dersleri hep arkanda olacak! Fakültesinin kapsamlı ve zengin tarihi, yeri doldurulamaz hocaları ve diğer üniversitelerdeki işletme bölümlerine göre daha avantajlı eğitim programı ile Ankara Siyasal’da işletme, geleceğini önemseyen bir öğrenci için efsane bir seçenek!
Bölümün Avantajları
Yeterince gözünüze sokamadıysak eğer heey, tüm üniversitede hukuk ve psikolojiden sonra en yüksek sıralama ile öğrenci alan eşit ağırlık bölümü işletme!! Ve daha da iyisi, sıralaması her geçen yıl yükselmeye devam ediyor ve arkasında bıraktığı diğer üniversitelerdeki işletme bölümlerine ciddi fark atıyor. Mezun olduğunda diplomanda elmas gibi parlayacak olan bölüm bu! Ayrıca Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okuması en rahat bölüm de işletme, hatta bazı efsanelere göre yeterince ineklersen bölümü 2 yılda bile bitirebilirsin. Ama endişelenme, diğer bölümlere göre daha eksik veya basit bir eğitim almıyorsun. Aksine ders yoğunluğun az olduğu için ders başına çalışmaya ayırdığın zaman artıyor ve daha yüksek notlar alıp çok daha yüksek bir ortalama ile mezun olabiliyorsun (sana kalan boş vakitten bahsetmiyorum bile). Bölümde derslerine giren öğretmenlerin donanımlı ve Türkiye’de sayılı. Akademisyenler öğrencilerin kendilerini geliştirmesi için çeşitli sosyal sorumluluk projelerine bizzat destek sağlıyor ve üniversite dışından pek çok alanında uzman kişiyle seni bir araya getiriyor, bu da demek oluyor ki CV’ni donatmak için sayılamayacak kadar olanak ayağına geliyor. Ayrıca bölümün Erasmus+ kapsamında 36 farklı Avrupa üniversitesiyle öğrenci değişim anlaşması mevcut, 6 ila 12 ay arası bir süre okul tarafından sağlanan bir burs ile Avrupa’da okuma şansın var! Bir üniversite öğrencisi bölümünden daha ne isteyebilir ki?
Bölümün Dezavantajları
Her gülün bir de dikeni vardır, elinize batmadan biz sizi uyaralım; bölümün ders programı diğer üniversitelere kıyasla daha fazla hukuk alanında ağırlık gösteriyor. 4 yıllık lisans eğitiminize (%30 ve %100 İngilizce programlarda farklılık göstermek üzere) en az 8 tane zorunlu hukuk dersiniz bulunmakta, bu da haliyle biraz zorlayıcı. Dışarıdan sadece olumsuz gibi gözükse de bu şekilde aldığın bir eğitim mezun olduğunda sana sadece özel şirketlerde değil, kamu kuruluşlarında da işe girmen için öncelik sağlıyor. Kısaca yine bir sıfır öndesin. Bir de okulun kültürü gereğiyle karşılaşacağın tatlı şakalara karşı seni uyaralım, bu fakültede hesap kitap işlerinde uzman olan ve mezun olur olmaz BİM kasiyeri olma potansiyelli bir işletme öğrencisi olarak sen “Bakkal”sın. Sana bu köklü okulun eski öğrencileri tarafından verilen bu lakapla 4 yıl boyunca boğuşurken bir yandan da “İşletme ne yaa, iki yıllık bölüm!” nidaları ile karşılaşacaksın ama boynun bükülmesin, biz senin neler çektiğini biliyoruz :)
Kariyer Seçenekleri
Kamu kurum ve kuruluşlarında yönetim ve organizasyon, pazarlama, üretim, insan kaynakları, finans, muhasebe, denetim vb. alanlarda uzman, araştırmacı, denetçi ve yönetici olarak çalışabilirsin.
Bölümde Bir Gün Nasıl Geçiyor?
Bir sabah yine 9.30 dersine uyandın, karanlık Cebeci’de bir inci gibi parlayan okuluna geldin, orta kantinden sütlü köpüklünü aldın ve Z sınıflarının olduğu Botanik’e doğru arkadaşlarınla birlikte yürüyorsun; aman dikkat et de sohbete dalıp elinde kahveyle merdivenlerden düşme! Dersin “İşletme Bilimine Giriş” ve hocan Sevgi Eda Tuzcu, birkaç saat bu soğuk ama samimi sınıfta seni bekliyor. Bu ders öyle bir ders ki sanki sınıfça hocayla konu işlemiyor da sohbet ediyorsunuz! Taylor Swift’in jetleriyle bıraktığı karbon ayak izinden büyük şirketlerde yaşanan veri sızıntılarına kadar hepsi dersiniz konusu.
İkonik inek zili çalar, ders biter ve kendini ne yesem diye kara kara düşünürken bulursun. Bu kararsızlığın tabi ki seçeneklerinin bolluğu ve çekiciliği yüzünden! Mesela kampüsten çıkmak istemezsen akvaryumda ısıtıcıların altında patso, arka bahçede yemyeşil ağaçların altında kısır veya makarna salatası, kulis kafede İletişim Fakültesi’nden arkadaşlarınla tavuk pane, yemekhanede en âlâsından lovebombing yiyebilirsin! Tabii bunlar biz öğrencilerin Siyasal çevresindeki favori tercihlerimiz, diğer seçenekler keşfetmen için seni bekliyor! Hukuk’un tarihi patikalarını takip edip oradaki kantini keşfedebilir veya bir maceraya çıkıp kampüsün ünlü yokuşuna tırmarak spor salonunun yanındaki kafeyi fethedebilirsin. Kampüs yine de bazen daraltıcı olabiliyor, istersen okula yürüme mesafesinde pek çok yerde yine çeşit çeşit yemek seçenekleri bulabilirsin. Nerde yemeği seçersen seç günün sonu, maalesef ki, aynı şekilde bitiyor: bomboş bir cüzdan.
Bugünlük derslerin çoktan bitmiş, karnın tok, arkadaşlarla muhabbet keyifli, yüzün gülüyor; bir bakmışsın saat 13.30 olmuş! Hemen whatsapptan tribün grubunu kontrol ettin ve evet, toplantıya geç kalmışsın. Diğer bölümlerden arkadaşlarına çaktırmadan hızla B-2’ye doğru yola koyuldun. Sınıfa girdiğinde Mülkiye’de Türkçe veya İngilizce işletme okuyan tüm dönemlerden öğrencileri bir arada görmenin haklı gururu ile bir köşeye oturdun. Eline, geçmiş yıllarda bütün mektebin diline dolanmış bir sayfa dolusu beste tutuşturdular. Bunlar sadece birkaç kafiyeli mısra değil, senden önceki yıllardan büyüklerinin kendi dönemlerindeki okulu anlattığı ve bayramda bağıra bağıra okuduğu o heves ve gururun tam kendisi. Günün kalanını arkadaşlarınla omuz omuza, sesin kısılana kadar beste çalışarak ve diğer bölümlere taşlamalar yazarak geçirdin. İnek Bayramı’na daha vakit var, birkaç haftada bir böyle toplantılar ile okulda olan bütün dönemlerden işletme öğrencileri ile samimi olma ve derin arkadaşlıkar kurma fırsatı buldun.
İşte Mülkiye’de işletme okumak aslen böyle bir şey. Diğer okullarda belki benzer dersler alabilirsin, diğer okullarda da çeşit çeşit yemekler yiyebilirsin ama başka hiçbir okulda böyle köklü bir geleneği ve onun bir araya getirdiği bu güzel kültürü bulamazsın. Sen bu okulda sadece işletme öğrencisi değilsin, sen Şanlı Bakkal’sın ve bu seni her zaman bir sıfır öne atacak.








